rss

Tarayınızda RSS Okuyucu yüklü ise,
Site haber akışımıza üye olabilirsiniz.

19 Haziran 2024

Bugün Günlük Ziyaret: 290 (290)

Toplam Ziyaret: 26.543.993 (24.401.297)

1000'inci sayımızı kutluyor, bizleri bugünlere getiren okurlarımıza ve destekçilerimize teşekkür ediyoruz.
01 Haziran 2024
Sayı : 1.047,1.048,1.049
Bu kayıt toplam
163 kez okundu.
fb sharer
M. Can Özkardeşler
M. Can Özkardeşler

NEFSİNİ ALÇAK GÖREN MUTLUDUR

Gurur ve kibrin temsilcisi kim diye soracak olsak, çoğumuz "Şeytan" yani içimizdeki nefsimiz diye cevaplarız çünkü biliriz ki şeytan, insanın çamurdan, balçıktan yaratıldığını, kendisinin ise ateşten yaratıldığını, onun için de Hz. Âdem'den daha üstün olduğunu, ona secde etmeyeceğini belirtmiştir. Gurura ve kibre kapıldığı için lanetlenip cennetten kovulan şeytan, insanoğlunu doğru yoldan çıkartmak, Allah'ı anmaktan alıkoymak için elinden geleni yapacağını ifade etmiştir.

Şeytan tabiatlı bazı insanlar da kendini o kadar çok beğenir ki kendisini toplumun üstünde görür, kimseyi beğenmez, herkesi aşağılar, hor görür; en akıllı kendisidir, en güzel ya da yakışıklı kendisidir, başarısının mimarıdır, kimsenin yardımı dokunmamıştır, sadece kendi vardır. Ben, ben, deyip durur, benim kimseye eyvallahım yok diyerek burnu havada, küçük dağları ben yarattım der gibi herkese yukardan bakan bir edayla dolaşır durur. Kendisini beğenme ve üstün görme bazen da aşırı olur ve hastalık boyutuna varır ki buna da narsist kişilik denir.

Yaşı ilerlemiş kardeşlerimin böyle insanlar için söylenmiş bazı sözleri hatırlayabileceğini düşünüyorum: " Gururlanma padişahım, senden büyük Allah var, Burnundan kıl aldırmıyor, burnu havada, kaf dağının ardında, gurur kibir abidesi, kasıntı, sen kendini övme başkası övsün, gibi.

Halbuki yüce Allah kitabımızda şöyle buyuruyor:" Yeryüzünde böbürlenerek, kasılıp kabararak yürüme. Çünkü sen, yeri asla yaramazsın, uzunlukça da dağlara ulaşamazsın.(İsra-37 ayet)

Kibirlenip de insanlardan yüz çevirme ve yeryüzünde böbürlenerek yürüme. Zira Allah, kendini beğenmiş, övünüp duran kimseleri asla sevmez.(Lokman 18)

Şimdi sözü Pirimiz Hz. Mevlâna Celaleddin-i Rumi'ye bırakalım:

Nefsini alçak gören kişi ne mutludur. Dağ gibi kendini üstün gören kişinin de vay haline.

Şunu iyi bil ki, bu kibir, ululanma, kendini herkesten üstün görme hali, öldürücü bir zehirdir. Ahmaklar bu zehirli şarabı içerek sarhoş olurlar. Bahtsızın biri zehirli şarap içerse, neşe ile bir an başını sallar, sallar ama biraz sonra da, zehir hayatına tesir edip, ölüm gelip çatar.

Padişahın biri, bir padişaha gelirse, onu ya öldürür yahut zindana attırır fakat aynı padişah bir düşkün yaralıyı, zavallı bir dertliyi bulursa, yarasına merhem kor, ona ihsanda bulunur. Kendini üstün görmek, padişah olduğu için kibirlenmek bir zehir olmasaydı, o galip padişah mağlup ve esir olmuş padişahı, suçu olmadığı halde niçin öldürürdü?

O düşkün dertliye kendisine bir hizmette, bir kullukta bulunmadığı halde neden iyilik ediyor, ona acıyor? Bu iki duruma bakıp kibrin nasıl bir zehir olduğunu anlaman mümkündür. Yol kesen asla bir yoksulu soymaz. Bir kurt, ölü kurdu hiç ısırmaz.

Bir takım kötü kişilerin elinden kurtarabilmek için Hızır(a.s) gemiyi deldi, sakatladı. Mademki kırık olan, dökülen, perişan olan kurtuluyor, sen de kırıl, dökül, perişan ol. Kurtuluş, selamet yokluktadır. Haydi, sen de benlikten, varlıktan kurtul, yokluğa doğru git.

İçindeki madende birazcık altın yahut gümüş bulunan bir dağ, kazma yaraları ile paramparça olur. Kılıç, boynu olan kişinin boynunu keser. Gölge ise yerlere serilmiştir. Boynu ve bedeni olmadığı için onun yaralanması ve kesilmesi de yoktur.

Ey sapık kişi, büyüklük taslamak, gurura kapılmak neft ile ateş gibidir. Böyle bir ateş üstüne nasıl gidiyor, kendini ateşe atıyorsun? Dikkatle bak ta gör, yerle bir olan, hiç oklara hedef olabilir mi? Yerden başını kaldırıp, varlık gösteren, böbürlenen kişi ise, oklara hedef olur, çaresiz oklar yer, durur.

Bu bizlik ve benlik yani kibirli olmak, büyüklük taslamak, halkın merdivenidir ki, o merdivene çıkanlar, bir gün gelir oradan yuvarlanırlar. Kim merdivenin daha üstüne çıkarsa, o daha ahmaktır çünkü çok yukardan düşenlerin kemikleri daha beter kırılır.

Yüksek merdivenden yuvarlanmak ve kemikleri kırılmak gibi ve kendini büyük görmenin cezasının bir cüz'üdür, parça buçuklarıdır. Aslında bu yükseliş, Firavun gibi Tanrı'ya şirk koşmak, ortaklığa girişmektir. Sen ölümden önce ölüp ilahi lütufla tekrar dirilmedikçe, ülkede padişahlıkta, onunla ortak olmaya kalkışan azılı bir düşman olursun. Fakat onun lûtfuyla, onunla dirilirsen o varlık zaten onundur. Bu tam birliktir. Nasıl olur da ortaklık olur? Böylece şirk ortadan kalkar.

İçimde bulunan bu konuya ait sırları açığa vursam, pek çok ciğer kan olur. Artık susayım, aklı olanlara bu kadar yeter. Ben iki kere seslendim. Eğer köyde adam varsa, yani dinleyenler arasında anlayan varsa yetişir.(Mesnevî cilt 4, beyit 2746-70)

Peygamber efendimizin bir gün şöyle söylediği rivayet edilmektedir: " Kalbinde hardal tanesi kadar iman olan hiç kimse, Cehennem'e girmez. Kalbinde hardal tanesi kadar kibir bulunan hiç kimse de Cennet'e giremez(Müslim)

Kendi başarılarımızı ve iyi yönlerimizi sürekli olarak dile getirmek yerine bunların başkaları tarafından fark edilip takdir edilmemiz, onlar tarafından övgüyle bahsedilmemiz daha doğru olur kanaatindeyim. Siz sizi övmeyi bırakın, sizi başkaları övüp takdir etsin. Gurura kibre kapılmış kişi kör olur, hırsına, öfkesine yenik düşer, yaptığı yanlışları görmez, onun için de yanlışlar denizinde boğulur gider.

İlk kibir sahibi, gururun temsilcisi bildiğimiz üzere İblis'tir, onu Nemrut, Firavun, Karun ve Ebu Cehil gibileri takip eder. Allah bizi gururdan, kibirden, kendini beğenmekten, insanlara tepeden bakıp onları hor görmekten, aşağılamaktan, pintilikten, kötülükten ve kötülerden uzak tutsun, doğru yoldan ve tevazudan ve cömertlikten, merhametten ayırmasın.

Sevgiyle kalın, dostça kalın ve de hoşça kalın.



Son Köşe Yazıları:
Abdi Satıroğlu

Abdi Satıroğlu

Susmanın Kıymeti

Mersin Tercüman.   Haftalık Yerel Siyasi Gazete.   Web Sitemiz'de bulunan hiçbir malzeme yeniden yayınlanmak amacı ile kullanılamaz. Copyright© Mersin Tercüman 2005, tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN
E-posta
 : 
Telefon
 : 
+90(506) 443 37 30
Adres
 : 
Kiremithane Mahallesi, İstiklal Caddesi, Atlas Apt. No:87 Kat:1 No:4 Akdeniz / Mersin
(Özgür Çocuk Parkı yanı - Atlıhan Oteli karşısı)
 
 
ARŞİV
Sayfa başı kayıt adedi: